UZMANLARIMIZ
BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ

NE YETİŞKİN NE ÇOCUK...ERGEN!

ERGENLİK SORUNLARI

 

          Ergenlik sorunu olarak dile getirilen sorunların neredeyse tamamına yakının ergenlik çağının özelliklerinden kaynaklandığını bilmezsek her ergene problemli gözüyle bakmak kaçınılmaz olacaktır. Ergenlik sorunu olarak dile getirilen dağınıklılık , ders çalışma isteğinin olmaması , bilgisayar ve televizyon bağımlılığı, tahammülsüzlük ve aşırı tepkiler verme, içe kapanıklık, aileden uzaklaşma, kötü arkadaşlara yönelme, umursamazlık gibi tüm davranışlar ergenlik çağının getirdiği özellikler olup her ergende az yada çok bulunmakta ama bunun sorun haline gelmesine yol açan ailelerin tutumları olmaktadır.

          Çocukluk çağlarında çocukların yaptıklarını çocuktur yapar olarak kabul ettiğimiz halde ergenlerin yaptıklarını kabul etmemek, onların büyüdükleri için yanlış yapmayacaklarını düşünmek, davranışlarını hoş görmemek ve hatalarını affetmemek , sürekli olarak üzerlerine gidip davranışlarını düzeltmeye çalışmak ergenlerin davranışlarını düzeltmek yerine daha da çok tepkisel davranmalarına neden olacak ve aileleri ile bağlarını giderek koparacaktır. Yaşları gereği olarak çabuk sıkıldıklarını, tepkisel olduklarını, kimliklerini bulma arayışı içinde olduklarını, yerleşik olan her şeye karşı olabileceklerini, çabuk mutsuz olup güvenlerini kaybedeceklerini, kendilerini kocaman dünyada yalnız hissettiklerini görmediğimiz yada göremediğimizde onları anlamak bir yana bize karşıt bir tutum içinde olduklarını düşünerek karşılarında olmak ve sürekli karşı karşıya gelip tartışmak onların bizden daha çok uzaklaşmalarına neden olacak ve sorunları içinden çıkılmaz hale sokacaktır.

           11-12 yaşlarından itibaren yavaş yavaş başlayan ergenlik döneminde gençlerin müdahalelerden daha çok yönlendirilmeye ihtiyacı olup kişiliklerine saygı duymayan, onları sürekli olarak eleştiren, hata yapmalarına izin vermeyen tutum ve davranışlar gençlerin ailelerinden uzaklaşmalarına kendi içlerine dönmelerine ve ailelerine karşı tepkisel bir tutum ve davranış içine girmelerine neden olacak sonuçta aile ile gençler arasında ki bağlar iyice kopacaktır. Gençler ile olan ilişkiler çok hassas dengeler taşımaktadır. Onları ne kendi hallerine bırakmak nede tamamen denetim altına almaya çalışmak doğru olacaktır. Gençlere karşı olan tutum ve davranışların aynı avucumuzda tuttuğumuz bir güvencine davranır gibi olması gerektiği sıkarsak ölecekleri tamamen bırakırsakta avucumuzdan uçup gideceklerine inanıldığı için onlara karşı çok hassas ve dikkatli davranmak gerektiğini unutmamalıyız. Gençler karşı çıkamasalar bile davranışları ile burnumuzdan getirebilmekte onlara karşı olan yanlış tutumlarımızda bizi zor durumlara sokabilmekte kocaman insanları parmaklarında oynatabilmektedirler. Ses çıkaramadıkları için televizyonu, bilgisayarı serbest bırakan, dersleri için bir şey diyemeyen aileler bu teslimiyetçiliklerinin sonucunda her şeyin daha iyi olacağını sanırken kendilerini içinden çıkamadıkları bir yaşantının içinde bulmakta ve çaresiz kalmaktadırlar.

            Gençlerin duygularını anlamaz ve kişiliklerine saygı göstermezsek onlara ulaşmak mümkün olmayacaktır. Onların desteği olmadan onlara yardım etmek mümkün değildir bu nedenle onlara karşı olan tutum ve davranışlarımızı sürekli olarak gözden geçirmeli yolunda gitmeyen durumlar olduğunda onları suçlamak yerine birlikte çözüm aramak yoluna gitmeliyiz.


  Copyright © 2010 Yaprak Psikiyatrik ve Psikolojik Danışma
Interkey